3.5 (2)
Psikiyatride Güncel - Poliklinik Koşullarında Psikoterapötik Yaklaşım
Cilt: 7 Sayı: 4 (2017)
12,5 TLSepete Ekle
Yayın Yönetmeni: Işıl Vahip

Sayfa

Bir psikiyatristin en geniş uygulama alanı polikliniktir ama burada yapılan “iş” görece basit gibi görünür. Oysa hastanın sorumluluğunu tek başına üstlenmeyi ve belli bir zaman dilimini iyi kullanmayı gerektirdiğinden, itiraf edelim ki poliklinik zaman zaman kendimizi en yalnız hissettiğimiz ve en çok zorluk çektiğimiz yerdir. Yüksek düzeyde beceri gerektiren poliklinik ortamı, ne yazık ki ülkemiz koşullarında, en yüksek düzeyde beceriye sahip bir hekim için bile tamamen doyurucu sonuçların alınabileceği bir yer olmaktan uzaktır. Tartışmanın bu kısmını başka platformlarda sürdürme görevimizi unutmaksızın, şimdi dikkatimizi bu sayıya yoğunlaştıralım.

Hepimiz biliyoruz ki, poliklinik koşullarında birçok tanı kategorisinde daha hızlı ve kolay bir yöntem olarak çoğu kez ilaç sağaltımı tercih edilmektedir. Ancak, durumun psikolojik ve toplumsal bileşenini değerlendirmeden uygulanan tedavilerden alınan sonuçların doyurucu olmadığı da bir gerçektir. Böylesi durumlarda, kronikleşen sendromlar kaçınılmaz olmaktadır. Psikiyatristlerin biyopsikososyal yaklaşımı tümüyle görmezden geldiğini varsaymak haksızlık olur. Birçok genç meslektaşımızın psikoterapi eğitimleri almak için arayış içinde olduğunu ve bir kısmının özveriyle bazı eğitimleri sürdürdüğünü görmek işin sevindirici yanı. Oturup okumadan, günlerce, gecelerce kuramsal kısmını (tekniğin kuramı dahil) çalışmadan, süpervizyonlar almadan kısa yoldan terapist olmak tabii ki olası değil. Ama öğrendiklerini, öğreneceklerini uygulamak için uygun koşulların varlığı ya da yokluğu da insanın hevesini bir o kadar etkiler. Buradan yola çıkarak, uygulanabilir olanın somut olarak ortaya konması ve görünür kılınması önem kazanmaktadır.

Yukarıda söze dökmeye çalıştıklarımı göz önüne alınca, Psikiyatride Güncel’in bu sayısı hazırlanmadan önce bir karar vermek gerekti: Ele alınacak konu “Poliklinik Koşullarında Psikoterapi(ler)” olsun mu? Gönül isterdi ki, bunun yanıtı, sevinçle ve büyük harflerle “EVET” olsun. Ama yanıt “hayır” da değil. Çünkü kanımca, bir işin doğrusunu, kalitelisini öğrenmek ve unutmamak, tam olarak uygulama olanağı bulamasak da zor günlerden geçerken yapılması gerekenlerin başında gelir. Dolayısıyla, böyle bir başlık atmak da anlamlı olurdu. Öte yandan, doğrudan psikoterapilerle ilgili bazı yayınlar, bazı eğitimler sürüyor. Bu durumda, mevcut koşullarda, ister sistemli bir psikoterapi eğitimi almış isterse almamış olsun, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan meslektaşlarımız başta olmak üzere, herkesin bu sayıyı zevkle okumasını ve okuduklarını donanımı elverdiğince günlük mesleki uygulamasına katmasını hedefledik ve Poliklinik Koşullarında Psikoterapötik Yaklaşım şeklindeki başlık öne çıktı. Bu sayıda, ilk olarak biyopiskososyal yaklaşıma ilişkin, hastalarınızdan çok şey bulacağınızı tahmin ettiğim yazı yer alıyor. Ardından, diğer tüm terapilerin kökünü oluşturan ve tüm dünyada kendini kanıtlamış olan iki ana kurama dayalı yaklaşımların, yani psikanalitik ve bilişsel davranışçı yaklaşımların poliklinik ortamına nasıl girebildiğini anlatan iki yazı ve yine psikanalitik okulun ürünlerinden olan destekleyici psikoterapiyi ele alan bir yazı okuyacaksınız. Daha sonra psikososyal becerileri en çok gerektiren, aynı zamanda sıklıkla karşılaşılan bazı özgül durumları konu edinen yazıları bulacaksınız. Bunlar cinsel sorunlar, örselenmeler, kanser ve ailede şiddet ile sınırlı tutuldu. Diğer bazı durumlar başka yayınlarda yer aldığı için, başka bazıları ise herşeyi tek bir dergi sayısına sığdırmak mümkün olmadığı için dışarıda kaldı. Bu sayıya katkıda bulunan yazarlar, ele aldıkları alanda yalnızca bilgi değil, aynı zamanda deneyim sahibi olan meslektaşlarımızdır. Her bir yazı onların kendi süzgecinden geçerek ortaya çıkmış özgün yazılardır. Hepsine değerli emekleri için teşekkür ederim.

Bu yayın için ilk yorum yapan siz olun.
 LookUs & Online Makale